Albert Einstein, Genel Görelilik Teorisi (1916) ile evrenin nihai kaderinin keşfi ile alakalı bilimsel çalışmaların yapılmasında öncü oldu. Genel görelilik teorisinde birçok çözüm bulunmaktaydı ve her biri başka bir nihai son sunuyordu. Ardından bu çözümlerin bazılarını sunan bilim insanları tarafından evrenin tek bir noktadan patladığı söyleniyordu. Georges Lemaitre 1927’de evrenin başlangıcıyla alakalı olarak büyük patlama teorisini öne sürmüştü.

Kozmik arka plan radyasyonu

THE PLACE OF THE MILKY WAY AND ANDROMEDA IN THE COSMIC WEB – Scientific Figure on ResearchGate. Available from: https://www.researchgate.net/figure/Cosmic-background-radiation-Taken-from-http-upload_fig3_260266188 [accessed 16 Oct, 2021]

Ardından Edwin Hubble galaksideki yıldızları gözlemledi ve evrenin genişlediğini öne sürdü. Kozmik arka plan radyasyonunun keşfi ile (1965) büyük patlama teorisi evrenin başlangıcı hakkında en kabul gören teori oldu. Doppler etkisine göre uzaktaki galaksiler kırmızıya kayar. Bunu bir kaynaktan çıkan ışınların, dalgaların, frekansların ışımaların kaynaktan uzaklaşma mesafelerine bağlı olarak kırmızıya doğru kayması olarak açıklayabiliriz. Fon ışıması, en uzak geçmişten gelen ve en uzun dalga boylu olan ışımadır. Dalga boyu artıyor ve ışık da aynı dengesini kaybetmiş biri gibi sağa sola gidiyor. Aslında şişen bir balon gibi evren de genişliyor. Büyük Patlama Teorisine göre başlangıçta bir tekillik (singularity) olması lazım.

Tekillik ve Büyük Patlama Teorisi Arasındaki İlişki Nedir?

Tekillik; hacmi sıfır olarak, uzay ve zamanda yer kaplamayan, dört temel kuvvetin de var olduğu bir noktadır. Burada yasalar henüz oluşmamıştır. O noktadan büyük patlamayla evren, uzay ve zaman olarak etrafa doğru yayılıyor. Buna Büyük Patlama Teorisi diyoruz. Yani, buradan Büyük Patlamanın tekillikten ortaya çıktığını buradan çıkarabiliriz. İkisinin arasındaki ilişki bu şekildedir.

Tekillik (Singularity)

Evrende şuanki durumdan geriye doğru gittiğimizde bir tekillik dediğimiz bir noktaya ulaşıyoruz. Peki ya ileri gittiğimizde? O zaman nelerde karşılaşabiliriz?

Evrenin Geleceğinde Neler Oluyor?

Büyük Çöküş (Big Crunch) Teorisi, evrende maksimum kritik bir genişleme eşiği öngörür. Bu eşiğe kadar evren genişlediğinde içindeki mevcut madde miktarı sabit ve sınırlı olduğu için evren en sonunda büyük bir çatırtıyla patlıyor ve kendi üzerine doğru yıkılıyor.

Bu büyük çöküş gerçekleşmeden önce de bir termodinamik kıyamet yaşayabiliriz. Isıl denge dediğimiz sıcak ve soğuk arasında farkın kalmadığı, evrenin mutlak sıfıra yaklaşması durumunda evren, geniş bir mezarlık haline gelebilir. Evrenin maddesel hali bulunsa bile fiilen enerjisi kalmadığından ölmüş olur.

Peki, bundan bir kaçış yolu yok mu? Kaçış için çok eğlenceli teoriler mevcut. Örneğin paralel evrenler varsa ve geçiş sağlayabiliyorsak başka evrene geçerek bundan kurtulabiliriz. Belki paralel evrenlere geçerken solucan delikleri bulup kullanmamız gerekecek. Belki solucan delikleriyle karadeliklerden başka alemlere geçiş yapmamız gerekecek.

Yelda Gündeğer

Referanslar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s