GEZEGENLERE YOLCULUK: VENÜS

Güneş’ten yola çıktığımız zaman ikinci durağımız olan Venüs gezegeni biz “Dünyalıların” uzun yıllar ilgisini çekmiş ve yaklaşık 40 kadar uzay aracı göndermemize neden olmuştur. Adını Roma mitolojisinde aşk ve sevgi tanrıçası olan “Venüs” ten almıştır. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise “Afrodit” tir.

Ayrıca kendisi sekiz gezegen içerisinde kadın tanrı adını almış ilk ve tek gezegendir. Birçok kaynakta dünyamızın ikiz kardeşi olarak görülür. Bunun nedeni aynı zamanda, hemen hemen aynı materyallerden oluşması ve Dünyamıza çok benzemesidir.

Venüs

Eğer Venüs’ü görmek isterseniz bu hiç zor değildir. Gün doğmadan hemen önce gökyüzü aydınlanmaya başladıktan sonra yukarıya bakın. Günün aydınlığına rağmen gökyüzünde bir mücevher gibi parladığını göreceksiniz. Gelin bu gezegeni biraz daha yakından tanıyalım.

VENÜS’ÜN GEZEGEN KİMLİĞİ NEDİR?

Venüs, Güneş’e en yakın ikinci gezegendir. Boyutları ise hemen hemen Dünya ile aynıdır. Bir yıl 225 dünya günü sürerken bir gün ise 243 dünya gününe eşittir. Bir başka deyişle kendi ekseni etrafında bir tam tur dönmesi, güneş etrafında bir tam tur dönmesinden daha uzundur. Bunun nedeni her ne kadar ikiz kardeşimiz olsa da kendi ekseni etrafında çok yavaş dönmesidir. Ayrıca diğer gezegenlerin aksine saat yönünde döner. Henüz kesinlik kazanmamasına rağmen bu durumun büyük bir göktaşının gezegene çarpmasıyla oluştuğu bilim insanları tarafından kabul edilmektedir.

Atmosferi yüksek oranda, yaklaşık yüzde 95, karbondioksitten geri kalan kısmı ise azot ve çeşitli gazlardan meydana gelmektedir. Herhangi bir halka veya uydusu bulunmamaktadır. Kendi ekseni etrafında çok yavaş dönmesinden dolayı manyetik alanı da Dünya’ya kıyasla çok zayıftır. Yeryüzü ise tıpkı Dünya gibi kayalık ve üzerinde birçok aktif ve pasif volkanlar vardır. Yeteri kadar eksen eğikliğine sahip olamadığı için herhangi bir mevsim yaşanmaz. Gönderilen uzay araçları sayesinde gezegenin yüzde 90’ının haritası çıkarılmıştır.

İNSANLIK İÇİN VENÜS NE İFADE EDER?

Venüs çok eski zamanlardan beri insanoğlunun yakın takibinde olmuştur. İnsan ırkı olarak en fazla uzay aracı göndermeye çalıştığımız gökcismidir. Ortaçağ ve öncesinde ilahi bir anlam yüklenirken 20. Yüzyılın ortalarına doğru artan gözlem yeteneği ile bilimsel olarak tanımlanmaya başlamıştır. Özellikle SSCB “Venera Misyonu” adı altında birçok kez Venüs’e gitmeye çalışmış, bazılarında başarılı olurken bazılarında uzay araçları başarısız olmuşlardır. NASA ise “Mariner Misyonu” adı altında bu gezegeni ziyaret etmeye çalışmış aynı şekilde bazılarında başarılı olurken bazıları başarısızlık ile karşılaşmıştır.

O dönemlerde bilim insanları Venüs’ü tropik bir yer olarak düşünmüşler hatta dinozor veya benzeri gelişmemiş canlıların yaşadığını varsayıyorlardı. Atmosferinde bulunan su buharı, Güneş’e olan konumu ve Dünya ile benzerliği bu durumu destekler nitelikteydi fakat gerçek bu durumdan çok farklıydı.

GEZEGENİMİZ İÇİN BÜYÜK BİR UYARI: SERA GAZI

Yazının sonunda Venüs misyonları hakkında bilgi vereceğim fakat bu misyonlardan elde ettiğimiz veriler hakkında biraz konuşmamız gerekiyor. Bilim insanları tropik bir yeryüzü hatta ilkel canlılar ile karşılaşmayı beklerken Venüs’teki manzara bambaşkaydı. Yüzey sıcaklığı yaklaşık olarak 470 derece atmosfer basıncı ise dünyadakinin nerdeyse 90 katı olarak hesaplandı. Şartlar o kadar ağır ki gönderilen uzay sondalarının hiç birisi birkaç saat dışında hayatta kalamıyor.

Güneşe yakınlığı açısından 2. Sırada olmasına rağmen Güneş Sistemimizin en sıcak gezegenidir.  Burası tam anlamıyla bir cehennem ve herhangi bir canlının burada yaşaması imkânsızdır. Peki, ama ne oldu? Dünyamıza bu kadar benzemesine rağmen burada yaşam varken Venüs neden bu hale geldi?

Yapılan araştırmalarla suçlu bulundu ve bu suçluyu bizde Dünya’dan tanıyoruz. Sera gazı, atmosferde biriken karbondioksit, Güneş ışınlarının gezegene girmesine izin veriyor ama çıkmasına izin vermiyor. Yani gezegen sürekli ısınan bir düdüklü tencere gibi kaynıyor. Tek sorun bu bu da değil. Yoğun atmosferinden dolayı Dünya’dakine nazaran 90 kat daha fazla basınç var ve bu gezegene yağmur olarak sülfür yağıyor. Ölüm bizim için kaçınılmaz ve yakın zamanda buraya insanlı bir görev imkânsız gibi duruyor. Uyarı bizim için bu. Geçtiğimiz yıllarda Venüs’ü cehenneme çeviren sera gazı etkisine Dünya’da da rastlandı.

Atmosferde biriken karbondioksit dünyamızda da aynı etkiyi yapıyor ve iklim değişikliği yani küresel ısınmaya dönüşüyor. Ne dersiniz Venüs aslında Dünya’nın gelecekteki hali mi? Venüs atmosferine bu kadar karbondioksit nasıl birikti bilmiyoruz ama gidecek başka bir yerimiz olmadığı halde Dünyamızın atmosferine karbondioksit bizzat bizim tarafımızdan gönderiliyor. 

VENÜS’TE YAŞAM VAR MI?

Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı burada bildiğimiz formda bir yaşam olması imkânsızdır. Fakat bilim insanları atmosferde yaşam ihtimaline ilişkin bazı bulgular buldular. Bu konu ile ilgili detaylı yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Ben size farklı bir durumdan bahsedeceğim. Gezegenlerin birbirlerine kaya parçaları gönderdiğini biliyor muydunuz? Bir gezene çarpan göktaşı çarptığı yerden çıkan kaya parçalarını uzaya gönderir ve bunların bazıları başka gezegenlere düşer. Venüs atmosferinde bulunan su buharı ve yeryüzü şekilleri bir zamanlar bu gezegenin okyanus ve nehirlerle dolu olduğunu gösteriyor.

Kim bilir belki yaşam Venüs’te oluştu ve çarpan bir göktaşı nedeniyle bazı bakteriler Dünya’ya kadar geldi. Bu durumda yaşamın her seferinde yeniden başlamasına gerek yok. Herhangi bir gezegende başlayıp daha sonra diğer gezegenlerde devam edebilir. Düşük bir ihtimal ama genlerimizde ve hücrelerimizde yaşayan mikro organizmaların Venüs veya Mars’tan gelme ihtimali vardır.

VENÜS MİSYONLARI NELERDİR?
  • Mariner 2 (ABD)

Rusya ve Amerika’nın birkaç başarısız denemesinden sonra ABD yapımı “Mariner 2” sondası 27 Ağustos 1962 tarihinde başarılı bir şekilde fırlatıldı ve Venüs yörüngesinde yaklaşık 42 dakika gözlem yaparak Dünya’ya önemli bilgiler gönderdi. Bu bilgilere göre yüzey sıcaklığı 425 derece, manyetik alanı zayıf ve gezegende sera gazı etkisi bulunmaktadır.

  • Venera 3 ve Venera 4(SSCB)

Aslına bakarsanız Venera 3 başarısız bir misyondu fakat insanlık tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. 16 Kasım 1965’te fırlatılan bu araç Venüs atmosferine girdiği sırada dünya ile iletişimini kaybetti. Dünyadan yapılan bir manevra ile gezegene çarpması sağlandı ve gezegene düşerek parçalandı. Kendisi bir başka gezegen üzerinde bulunan en eski insan yapımı nesnedir. Venera 4 ise üzerinde bulunan ölçüm aletleri ile sağladığı bilgileri dünyaya gönderdi.  Fakat atmosferin aşırı sıcaklık ve yoğunluğuna dayanamayarak parçalandı. Bu şekilde gezegenler arası ilk kez yayın gerçekleştirilmiş oldu.

  • Venera 7 (SSCB)

Bu uzay aracı 15 Aralık 1970 tarihinde gezegen yüzeyine başarılı bir iniş yaparak yaklaşık 23 dakika dünyaya veri gönderdi. Bu verilere göre Venüs tam bir cehennemdi. 470 derece sıcaklık ve 90 bar basınç değeri vardı. Kısa süre kalmasına rağmen bir başka gezegen yüzeyine çalışır halde inip dünyaya veri gönderen ilk uzay aracı oldu.

  • Mariner 10 (ABD)

Bu uzay aracının asıl amacı Merkür’e gitmekti fakat uygun rotayı sağlamak adına Venüs’e yakın geçiş yaptı. Bu sırada gezegenin atmosferini inceleyerek dünyaya önemli bilgi ve fotoğraflar gönderdi. Daha sonra Venüs’ün kütle çekim gücünü kullanarak Merkür’e doğru yol almaya devam etti. Bu aracın önemi ise başka bir gezegenin kütle çekimini kullanan ve tek seferde iki gezegen ziyaret eden ilk insan yapımı araç olmasıdır.

  • Venera 9 (SSCB)

8 Haziran 1975 yılında fırlatılan “Venera 9” aynı yılın 20 Ekiminde Venüs’e ulaştı. Yörünge ve yer aracı olarak iki kısımda oluşan bu araç ilk Venüs fotoğraflarını Dünya’ya gönderdi. İnsanlık için çok önemli bir durumdu. Bunun neden ise ilk defa çıplak gözle başka bir gezegenin yüzeyine bakıyor olmamızdı.

  • Venera 13 (SSCB)

Bu uzay aracı ise yine iki bölümden oluşmaktaydı. Yer aracı yüzeye başarılı bir şekilde iniş yaparken yörünge aracı da gelen verileri dünyaya göndermek için hazır bulunuyordu. 127 dakika hayatta kalabilen yer aracı Venüs yüzeyinin ilk renkli fotoğraflarını ve yüzeye ait ilk ses kayıtlarını gönderdi.

Bunlar en dikkat çekici Venüs görevleri olarak kayıtlara geçti. Bu gün hala bazı görev hazırlıkları yapılıyor. Bir gün bu imkânsız gezegene insanlı iniş yapabilecek teknolojiye sahip olacak ve bu sıra dışı gezegeni çıplak gözle keşfetme şansını elde edeceğiz.

Oğuzhan Kaplan

Kaynaklar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s