IŞIK HIZI NEYİ İFADE EDER?

Işık hızı; ışığın kusursuz bir çekim ve yolda belirli bir zaman diliminde gidebildiği mesafedir. Yapılan ölçümlere göre bu hız, yaklaşık olarak 300.000 km/sn hatta tam ifade ile 299.792.458 m/sn’dir. “Evet, yazımız bu kadardı. Sorumuzun cevabını aldık.” demek isterdim ancak sizi biraz daha tutmam gerekecek.

Birçok bilim insanına göre rakamlar ruhsuzdur. İnsan beyni büyük rakamları algılamakta güçlük çekmektedir. Tıpkı ilk bakışta ışığın saniyede 300.000 kilometre olan devasa hızını normal bir ses tonuyla okuyup geçtiğimiz gibi.

Bu hızın tam olarak ne ifade ettiğini biraz daha kurcalamak isterseniz yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Merak etmeyin anlamadığımız ya da bilmediğimiz astronomik terimlerden elimden geldiğince uzak durmaya çalışacağım.

HIZI VE IŞIK HIZINI NASIL TANIMLARIZ?

Öncelikle hız dediğimiz olgunun kısa bir tanımını yapalım. Hepimizin ortaokuldan hatırladığı basit bir formülle X=V.t ‘dir. Burada X=yol; V= hız; t= zamandır. Yani sözel bir ifade ile hız, belirli bir zamanda alınan yoldur. Etrafımızda veya okuduğumuz yazılarda 100 km/h (h: saat) gibi bir ifade gördüğümüzde bunun anlamı; bir aracın ya da cismin, bu her ne ise, bir saatte 100 km gidebildiğidir. Şimdi buradan başlayarak ışık hızına doğru gidelim.

Ortalama insanın yürüme hızı 5 km/h’dir. Yani ortalama bir hızla bir saat boyunca yürüdüğümüzde beş km mesafe kat etmiş oluruz. Eğer bisiklet sürersek ortalama olarak bir saatte 30-40 km gidebiliriz. Yani hızımız 30-40 km/h olur.

Standart bir araba ile 100-120 km/h, bir yolcu uçağı ile 800 km/h, bir savaş jeti ile 1200 km/h bir uzay aracı ile ortalama 3000 km/h hız yapabilirsiniz. Bildiğim kadarıyla, eğer değişmediyse, insanoğlunun ürettiği en hızlı araç saatte 62.000 km/h ile VOYAGER 1 ve VOYAGER 2’dir. Daha açıklayıcı bir ifade ile insanoğlunun yaptığı en hızlı araç bir saatte 62.000 km mesafe gidebilmektedir.

IŞIK HIZI KOZMİK EVRENDE NE İFADE EDER?

Tekrar ışık hızına dönelim. Kilometre ile devam edersek çok rakam olacağı için ilk başta söylediğimizi tekrar edelim. Işık bir saniyede 300.000 km hızla hareket etmektedir. Kıyaslama yaptığımızda insanoğlu olarak yaptığımız araçlar %1’ ine bile yaklaşamamaktadır.

Büyük rakamlarla aramızın iyi olmadığını biliyoruz. Biraz daha farklı bakarsak; Mars’a gönderdiğimiz uzay aracı Curiosity, bu yolculuğu 253 günde tamamlamıştır. Eğer ışık hızının yüzde birine yaklaşabilseydik bu süre sadece iki saat olacaktı. Bu hız, Dünya’nın çevresini altı kez dolaşmaya eşdeğerdir.

Şöyle bir düşünün gözünüzü bir kez kırptığınızda ışık dünyayı altı kez dolaşmış olacaktır. Şimdi tekrar başa dönelim. Bizim tasarlayabildiğimiz en hızlı araç bir saatte ortalama 60.000 km giderken ışık hızı bir saniyede 300.000 km gidebiliyor. Muhteşem bir hız değil mi? Bizler ve dünya için evet. Fakat kozmik evrende bu hız çok bir anlam ifade etmiyor. Çünkü uzayda gök cisimleri arasındaki uzaklık hayal edemeyeceğimiz kadar fazladır.

Devasa bir hız olarak tanımlayabileceğimiz ışık hızı, bize en yakın gök cismi olan Ay’a iki saniyede, yıldızımız olan Güneş’e ise sekiz dakikada ulaşabiliyor. Bu bizi biraz daha farklı bir yere götürüyor. Buyurun gidelim.

MİLYONLARCA YIL ÖNCEYİ GÖRMEK

Görme yetimiz ışığın gözümüze ulaşmasıyla gerçekleşir. Yani herhangi bir cismi görebilmemiz için onun ışığının gözümüze ulaşması gerekir. Işık hızının büyük hızı nesneleri anında görüyormuş gibi bir etki yaratır. Fakat uzayı düşündüğümüzde işler biraz karışıyor.

Az önce size Dünya’dan çıkan bir ışığın sekiz dakika sonra Güneş’e vardığını söyledim. Tam tersi için de aynı durum geçerlidir. Yani Güneş’ten çıkan ışık, sekiz dakika sonra dünyaya ulaşır. Bu durum gökyüzüne her baktığımızda güneşin sekiz dakika önceki görüntüsünü görmemize neden olur.

Etkilerini ne zaman hissederiz bir şey diyemem ama Güneş şu an yok olsa biz bunu sekiz dakika sonra fark edebiliriz. Yine de şanslı sayılırız çünkü gezegenlik üye kartı, 2006 yılında sonlandırılan Plüton’a Güneş ışığı tam iki buçuk saat sonra ulaşabilmektedir. Peki ya çok daha uzaktaki gezegen ve yıldızlar? Aslına bakarsanız gece kafamızı gökyüzüne her kaldırdığımızda gördüğümüz yıldızların yüzlerce, binlerce bazı yıldızların ise milyonlarca yıl önceki halini görüyoruz.

İNSANOĞLUNUN HİÇBİR ZAMAN ULAŞAMAYACAĞI HIZ

Bir zaman makinası gibi ne zaman gökyüzüne baksak aslında geçmişe bakıyoruz. Bize beş milyar ışık yılı (Işık yılı: Işığın bir yıl boyunca kat ettiği mesafeye denir.) uzaklıktaki bir yıldız patlayıp yok olduğunda dört buçuk milyar yaşındaki dünyaya ışığı yeni ulaşacağı için biz o yıldızı hala gökyüzünde görürüz. Aslında yıldız beş milyar yıl önce yok olmuştur. Başka bir örnek; bize en yakın galaksi olan Andromeda Galaksisi bize o kadar uzak ki ışığının dünyaya ulaşması iki buçuk milyon yıl sürmektedir.

Albert Einstein’ın “insanoğlunun hiçbir zaman ulaşamayacağı hız” olarak tanımladığı ışık hızı bizim için her ne kadar çok hızlı olsa da kozmik seyahatler için çok daha fazlasına ihtiyaç duymaktayız.

KAYNAKLAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s