ABD DONANMASI BİR GEMİYİ GERÇEKTEN IŞINLADI MI?

1943 senesinde İkinci Dünya Savaşı sürerken açık denizlerde ABD muhripleri ve diğer müttefik gemileri Alman denizaltı tekneleri ile kanlı bir çatışmaya katıldılar. Bu, Atlantik Savaşı olarak da bilinir. İngiltere, ABD ve Kanada’daki tersaneler çok hareketliydi ama asıl çok özel bir şeyin olduğu yer, Philadelphia Tersanesi’ydi. Burada “Philadelphia Deneyi” yapıldı, ve bu deney şimdiye kadarki en tuhaf askeri şehir efsanelerinden biriydi. Anlatılanlara göre muhrip; bilim adamlarının, askeri ve hükümet yetkililerinin gözleri önünde mürettebatı ile birlikte tümüyle kaybolmuştu. ABD gerçekten gemiyi ışınlamış mıydı? Deney hakkında anlatılanlar doğru muydu? Philadelphia Deneyi sırasında neler gerçekleşmişti?

PHILADELPHIA EFSANESİ

Philadelphia’daki Amerikan Tersanesi’nde yeni bir muhrip inşa edildi ve hiçbir ülkenin duymadığı bir teknoloji ile donatılıyordu. Bu muhribin ismi “USS Eldridge” idi. Bu teknoloji “elektrik alan manipülasyonu” denen bir şeyle ilişkiliydi. Efsaneye göre 28 Ekim 1943 senesinde USS Eldridge, çok gizli deneyler yapıyordu. Deneyin amacı, gemileri düşman radarı için görünmez yapmaktı.

Deneye tanık olanlar, gemiyi kuşatan, ürkütücü bir mavi-yeşil ışık gördüklerini iddia ettiler. Ve aniden, Eldridge gözden kayboldu. Gemi, Virginia’daki Norfolk limanına ışınlandı. Ardından yeniden Philadelphia Tersanesi’nde ortaya çıktı.

Photo by Carmen Attal on Pexels.com

Deneyden sonra Eldridge mürettebatının çılgınca davranışları olayların gizemini artırdı. Askeri belgelere göre, Eldridge ekibinin üyeleri olaylardan etkilenmişti. Bazıları delirdi. Bazıları gizemli bir hastalık geçirdi. En şok edici şey ise; birkaç mürettebat, geminin çelik gövdesine kısmen gömülü bulundu; hala hayattaydılar, ama bacakları veya kolları güverteye girmiş haldeydi. Bu aslında Eldridge’in hikayesinin bu kadar ilgi çekmesinin bir başka nedenidir. Bu olaylar ABD hükümeti tarafından kapatılmaya çalışıldı ve USS Eldridge, 1951 senesinde Yunanistan’a transfer edildi.

YAZAR MORRIS JESSUP’UN BAŞINA GELEN OLAYLAR

Carl M. Allen, takma adı ile Allende, 1956’da tanımlanamayan uçan cisimlerin daha fazla araştırması gerektiğini iddia ettiği “UFO Davası” kitabının yazarı Morris K. Jessup’a bir dizi mektup gönderdi. Henüz kanıtlamayan “Birleşik Alan Teorisi” hakkında metin de ekledi. Allende, Eldridge’in Philadelphia tersanesinden kaybolduğunu gördüğünü iddia etti ve ayrıca Amerikan Birleşik Devletler Ordusu’nun “Philadelphia Deneyi” adını verdiği şeyi yürüttüğü konusunda ısrar etti ki bu olay örtbas etmeye çalışıyordu.

Photo by David Jakab on Pexels.com

Jessup daha sonra, dünya dışı teknolojilerin ABD hükümetinin birleşik alan teorisinde atılımlar yapmasına izin verdiğini iddia eden ek açıklamalarla beraber Jessup’un kitabını da içeren bir paket alan Donanma Deniz Araştırmaları Ofisi ile temasa geçti. Kitapta üç farklı yazıyla ek notlar bulunuyordu. Notlarda binlerce yıl önce yaşamış uygarlıklardan bahsediliyor ve uzaylı araçlarından bahsediliyordu. Üstelik bu uzaylı araçlarının dünyaya geldiğinden de. Ayrıca 1943 senesinde yapılan Philadelphia Deneyi’nden de bahsediliyordu. Ancak yazıların takma adı Allende olan Carl M. Allen’a ait olduğu ortaya çıktı.

Aslında bu olayla Allende, 28 Ekim 1943 senesinde tanık olduğunu söylediği olaylara istinaden Birleşik Alan Teorisi’ni kanıtlayabileceğini öne sürmüş oldu. Bu esrarengiz pakedin Allende’a ait olması, Jessup ile Donanma Araştırma Ofisi’nin yaşadığı garip olayı böylece açıklamış oldu.

Photo by Miriam Espacio on Pexels.com

Jessup, Allende’ın yaptığı bu rahatsızlığa karşı takıntılı hale geldi ve 1959 senesinde arabasında ölü bulundu. Polis raporlarında egzoz gazı ile intihar ettiği yazıyordu ve Jessup’un ölümünün ardından sonra da bir daha Allende’den haber alınamadı. Olay, bu şekilde kapanmış oldu.

Deniz kuvvetleri, kitaba Allende’in notlarını da ekleyerek kitabı yeniden düzenledi. 127 tane kopyasını bastı ve Deniz Kuvvetleri bünyesinde dağıttı. Aynı zamanda Jessup’a da bu yeniden düzenlenen kitabından üç adet gönderildi.

İDDİA EDİLEN AÇIKLAMALARDAN BİRİ

Journal of Scientific Exploration’da yayınlanan Jacques Vallee’nin makalesine göre USS Eldridge’nin yanında demirli bir şekilde bulunan USS Engstrom gemisinde yapılan bir deneyi tanımlamıştır. Ona göre bu deneyin amacı, gemileri manyetik algılayıcılı mayınlara karşı görünmez olmasını sağlamaktı. Yine benzer elektromıknatıslarla yapılan bir deneyi tanımlıyordu. Gemi, elektromıknatıslar kullanılarak istenmeyen manyetik alanı yok ederek manyetik görünmezliğe ulaştırılmaya çalışılmıştır (Degauss). Ancak bu deneyin efsanelerle hiçbir alakası olmadığını söylenmektedir.

ELDRIDGE GEMİSİNE ASLINDA NE OLDU?

O gün tanıklar tarafından bildirilen parıltının, bir fırtına ya da bir hava olayı olan plazmanın güçlü bir elektrik alanında yaratıldığı ve neredeyse ateş gibi parlak bir parıltı verdiği hava fenomeni olan Aziz Elmo ateşi ile açıklanabileceğini önerenler oldu.

Ancak sonuç olarak iç kanallar Norfolk’u Philadelphia’ya bağladı ve bir geminin ikisi arasında birkaç saat içinde seyahat etmesine izin verdi.

Photo by GEORGE DESIPRIS on Pexels.com

Deniz Araştırma Ofisi (ONR), bir gemi ve mürettebatını görünmez yapmak için kuvvet alanlarının kullanılmasının bilinen fiziksel yasalara uygun olmadığını belirtti. Deniz Araştırma Ofisi ayrıca Albert Einstein’ın Birleşik Alan Teorisinin hiçbir zaman tamamlanmadığını iddia ediyor. 1943-1944 yılları arasında Einstein, Donanma Müfettişlik Bürosu’nda yarı zamanlı bir danışmandı, patlayıcılar ve patlamalar hakkında teorik araştırmalar yaptı. Einstein’ın görünmezlik veya ışınlanma ile ilgili araştırmalarda yer aldığına dair bir gösterge yok.

ABD Deniz Kuvvetleri’nde görev yapan Edward Eldgeon’a göre, Eldridge’i Donanma Bahçesinde kuruyan ABD Gemisi Engstrom, her iki geminin de cihaz sınıflandırmasına sahipti. U-teknelerindeki manyetik torpidolardan koruma sağlayan degaussing tekniğini kullanarak gemilerin manyetik imzalarını karıştırdılar.

Photo by stein egil liland on Pexels.com

Bazı araştırmacılar, manyetik alanı nötr hale getirme işleminin (degaussing) bir nesneyi görünmez yapmakla bir bağlantısı olduğu sonucuna varmıştır. Degaussing, geminin gövdesinin çevresine, her iki taraftan da geminin geri tarafına doğru uzanan bir elektrik kabloları sisteminin kurulduğu bir işlemdir. Geminin manyetik alanını iptal etmek için bu kablolardan ölçülen bir elektrik akımı geçirilir.

Degaussing ekipmanı, donanma gemilerinin gövdesine kuruldu. Degaussing’in doğru şekilde yapıldığı, bir gemiyi manyetik mayın sensörlerine “görünmez” hale getirdiği söylenebilir.

Uzun yıllar süren araştırmalardan sonra, arşiv personeli ve bağımsız araştırmacılar, bir donanma gemisini içeren bir görünmezlik veya ışınlanma deneyinin Philadelphia’da veya başka herhangi bir yerde gerçekleştiği iddiasını destekleyen hiçbir resmi belge bulamamışlardır.

KAYNAKLAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s