PARALEL EVRENDE NASIL BİR HAYATIMIZ OLURDU?

Paralel evren düşüncesi hep ilgi çekici olmuştur. Son günlerde yerli ve yabancı platformlar NASA’nın paralel evrenin varlığına dair bulgular elde ettiği yönünde haberler yayınlamaktadır. Bu haberler gerçeklerle ne kadar uyuşuyor? Paralel evren nedir? Eğer bir paralel evrende olsaydık hayatımız nasıl olurdu? Zaten bir paralel evrende yaşıyor olabilir miyiz? Çoklu evren teorisi nedir?

SCHRÖDİNGER’İN KEDİSİ DENEYİ, Paralel Evren ve Süperpozisyon

Bilimde paralel evrenin iki ayrı anlamı vardır. Anlamlarından biri, ayrı evrenlerin var olduğu ve bizim evrenimize paralel olduğudur. Bu durumda sonsuz sayıda paralel evren olabilir.

İkinci anlamı ise kuantum mekaniği ile açıklanabilir. Burada atomu ele alacağız. Atomu evrenin anahtar yapı taşı olarak düşünebiliriz. Örneğin bu yapı taşını da bir ping pong topuna benzetelim ve bu topu avucumuzda tuttuğumuzu düşünelim. Klasik mekaniğe göre nesneler bir anda tek bir konumda bulunabildiği için topun o an avucumuzda olduğunu söyleyebiliriz. Ancak kuantum mekaniğinde foton, elektron, nötron gibi olasılıklar aleminde bulunan atom altı parçacıklar bulunmaktadır. Aynı anda her muhtemel durum için var olurlar. Buna süperpozisyon denir. Bu durumu açıklamak için bir kediyi kutunun içine koyduğumuzu ve kutunun içine rastgele zehirli gaz salabilen, kediyi öldürebilecek bir cihaz koyduğumuzu ve kutunun üzerini kapattığımızı hayal edelim. Bu deney 1935 senesinde Erwin Schrödinger tarafından yapılmıştır. Kutunun içindeki kedi için ölü veya canlı diyemeyiz. Kedi, hem ölü hem de canlıdır. Çünkü her iki sonuç da olasıdır ve her iki sonucun da aynı anda doğru olup olmadığını bilemeyiz. Bu durum süperpozisyona bir örnek olabilir. Ancak kutuyu açtığımızda kedinin canlı olduğunu görürüz, bu durumda süperpozisyon çökmüştür. Peki diğer olasılıklara ne olmuştur? Öylece yok mu olmuştur? Süperpozisyon, onu gözlediğimiz zaman çöker mi?

Photo by Henda Watani on Pexels.com

Copenhagen yorumuna göre gözlem yapıldığı anda olasılık bire düşer. Çok sayıda olasılıktan sadece biri gerçek olur. Bu yoruma karşı gelerek 1957 senesinde Huge Everett, çoklu dünyalar teorisini ileri sürmüştür.

ÇOKLU DÜNYALAR TEORİSİ

Huge Everett, süperpozisyonların sürekli geliştiğini ve asla tek bir olasılığa düşmeyeceğini öne sürmüştür. Atom ya da parçacık gibi bir kuantum mekaniği sistemi üzerinde gözlem yaptığımız zaman kuantum mekaniği, bize kesin sonuç vermez. Kısacası; karar verdiğimizde veya kuantum parçacığını gözlediğimizde, evren bölünür. Örneğin, üniversite sınavına çalışmadınız ve üniversiteyi kazanamadınız. Ancak üniversite sınavına çalışmış bir versiyonunuz şuan üniversite mezunu olabilir. Başka bir deyişle; 6847 numaralı siz, şuan hayatınızın kötü gitmesine sebep olan bir iş veya evlilik teklifini kabul etmemiş olabilir. 261 numaralı siz, sinirli bir anında kavga çıkartmayıp arkadaşlarıyla arasını bozmamış olabilir. Bu şekilde sonsuz olasılık vardır diyebiliriz.

Bu teoriyi anlamak için koca bir ağacı hayal edebiliriz ve her dalında farklı olasılıkların meydana geldiğini düşünebiliriz. Eğer paralel evrenler teorisi doğruysa, bir anda mümkün olan her seçimi yapıyor olabiliriz.

MANŞETLERİN ARKASINDAKİ GERÇEK: NASA, PARALEL EVREN KEŞFETti mi?

ANITA, Antarktika’da gerçekleştirilen bir deneydir ve deneyin amacı uzaydan gelen yüksek enerjili parçacıkları tespit etmektir. Şu anki fizik anlayışımıza meydan okuyan parçacıkların kanıtları bulundu. Nötrinoların (Işık hızına yakın bir hıza sahip ve maddenin içinden hiç etkileşmeden geçebilen temel parçacıklar) evrenden gelmesi gerektiği düşünülürken dünyadan geliyor olması ise bu araştırmayı ilginç kılan kısım oldu. Bu doğru. Ama bu bulgular; alanı nasıl anlayacağımızı yeniden şekillendirebilecek kanıtlardan çok, bir hatanın sonucu olabilir.

Photo by Pixabay on Pexels.com

NASA ile ilişkili olmayan birkaç bilim adamı bir hata değilse de bir açıklama olarak kendi aynalar paralel evren fikrini kabul etmiş. Ama şu anda bunu gösteren başka bir kanıt yok. Maalesef, doğurduğu bunca heyecana karşı araştırmacılar henüz paralel evrenin varlığına dair herhangi bir kanıt bulamadılar. Ancak eğer bulunursa, orada hayatın nasıl işlediğini bilmek gerçekten heyecan verici olabilir.

KAYNAKÇA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s